Çapa'nın kedileri haftasonu ne yer?

  Solda Nadide Ayıtmaz, Sağda Yasemin Çalıyurt

Çapa'nın kedileri hafta sonu ne yapıyor?

Hafta sonu okula yolum düşmüştü, yavaş yavaş yol alırken bir köpeğin bağrışları etraftaki sessizliği kaldırdı. Hızlı adımlarla sese doğru ilerledim, bizim cesur kedilerimiz bir köpekçiğin peşinden süratle koşuyorlar, hatta bir tanesi hızını ve hırsını alamayıp son hamlesini de yaptı. Köpekçiğin üzerine atladı. Köpek, daha da merhamet celbeden bir tonda tekrar bağırdı. Bu sırada baktım bir teyzemiz koşarak köpeği kedilerin elinden bir iki hamlede kurtardı.

İşte böyle tanıştık bu güzel teyzelerle. Ve sohbet etmeye başladık. Kısa bir röportaj yaptık.

MTU: İsminiz nedir?

- Nadide Ayıtmaz benim adım.  - Benimki de Yasemin Çalıyurt.

MTU: Neyle meşgul oluyorsunuz?

Nadide Ayıtmaz: Ben ev hanımıyım.

Yasemin Çalıyurt: Ben de emekli İngilizce öğretmeniyim.

MTU: Ne yapıyorsunuz Çapa'da?

Yasemin Çalıyurt: Biz hafta sonu kedi ve köpeklerle ilgileniyoruz Çapa'da.

MTU: Ne güzel. Nasıl başladı bu güzel işiniz?

Yasemin Çalıyurt: Dekan Bey Bilgin Saydam hocanın eşi Reyhan hanımın ricası üzerine Çapa'ya gelmeye başladık. 6 aydır geliyoruz. Kendisi mamaları Temel Bilimler binasına bırakıyor, bizden de vermemizi rica etti.

MTU: Bu işi gönüllü olarak yapıyorsunuz yâni.

Nadide Ayıtmaz: Evet, gönüllü olarak yapıyoruz. Aynı zamanda benim yine böyle bir yerim var. Orada da elli-altmış kediyle ilgileniyorum. Geçenlerde bir tanesi trafik kazasında yaralandı. İlk tedavilerini yaptırdım, salı günü de ameliyat olacak.

MTU: Hangi vakfa veya derneğe üyesiniz?

Yasemin Çalıyurt: Vakıf değil! Hayvan koruma görevlisi kimliğimiz var. Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından verilen. Aynı zamanda Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) ile de irtibatımız var. Ama mamaları yüzde doksan beş kendi imkanlarımızla alıyoruz, bütçemize göre.

MTU: Kaç yaşındasınız? (Gülüşmeler) İsterseniz burasını herkesle paylaşmam. (Gülüşmeler)  :) :)

Nadide Ayıtmaz: Sorun değil. Ben 65 yaşındayım.

Yasemin Çalıyurt: Ben de 55 yaşındayım. Bir şey söyleyebilir miyim?

MTU: Tabii ki, buyrun.

Yasemin Çalıyurt: Nadide ablanın öyle kendi mevkisi var. Ben on sokak dolaşıyorum. Her sabah, çevremdeki on sokağa elimde 5 litrelik su şişesiyle çıkıyorum, kaplara döküyorum. Mamalar zaten kuru mamalar, çuval çuval mama alıyoruz. Bir ayda ben belki 7 çuval alıyorum.

MTU: Peki hayvanlar hakkında ne söylemek istersiniz? İkinize de ayrı ayrı soruyorum.

Yasemin Çalıyurt: Ben şimdi, bu işi tamamen Allah rızası için yapıyorum. Yerde yürüyen karıncanın dahi üzerimizde hakkı olduğunu bilerek, hayvanlara bu yaptığımızın bir sadaka olduğunu sana söylüyorum. Bunun karşılığı muhakkak var, dünyada da ahirette de. Ondan sonra... İşte böyle yani. :)

MTU: Peki en çok kedileri mi seviyorsunuz köpekleri mi?

 Yasemin Çalıyurt: Hayır! Bütün hayvanları. Ben karıncaların bile yuvalarına mama koyuyorum taşısınlar diye.

MTU: Çok hoş.

Yasemin Çalıyurt: Hatta bir şey anlatayım: Fareyi burada kedi kovalıyordu, onu bile kurtardım kedilerin elinden, yanlışlıkla da kafamı vurdum ağaca. Hani benim gözümün önünde olmasın da bu iş en azından. Yakalatmadım yani, kaçtı fare bir deliğe. Bütün canlıları, bütün canlıları.

Bitkiler de benim için çok önemli, yeşillik. Bir ağaç dikenin öldükten sonra amel defteri kapanmaz, ben böyle inanıyorum, hele ki hayvanlar... Yeryüzündekilere merhamet etmeyene gökyüzündekiler de merhamet etmez hadisinden hareketle bu işleri yapıyoruz.

 Yasemin Çalıyurt

Nadide Ayıtmaz:
Bunların da yeryüzünde hakları var yürümeye gezmeye, yemeye içmeye.

MTU: Bizim kadar değil mi?

Nadide Ayıtmaz: Tabii. Bizim kadar onların da hakkı var. Eğer biz onlara bakmazsak Cenab-ı Allah yarattığı için, canlı varlıklar oldukları için hepsinin haklarını biz ve diğer kişiler yemiş oluruz.

MTU: Biz bunu unutuyoruz bazen, her yer bizimmiş gibi binalarımızı dikiyoruz, yollarımızı yapıyoruz, yaşam alanlarını o kadar daraltıyoruz ki.

Nadide Ayıtmaz: Aynen, aynen. Daraltıyoruz ve onları yok etmeye çalışıyoruz.

MTU: Siz de karınca kararınca, bu işe gönül vererek bit duruş sergiliyorsunuz.

Nadide Ayıtmaz: Tabii, gönlümüzle. Biz bunların etinden suyundan faydalanmıyoruz. Biz kendi içimizden gelerek yapıyoruz.

Yasemin Çalıyurt: (Heyecanla) Ama bunları yaparken de ne hakaretlere ne dövülmelere maruz kalıyoruz bazen.

MTU: ?

Nadide Ayıtmaz: Tabii, dayak yiyen arkadaşlarımız bile oldu. Ben yemedim ama yiyenler oldu. Gececi arkadaşlarımız var, martılara bile yemek veren arkadaşlarımız var, işte böyle. Sağol, çok teşekkür ederiz.

MTU: Ben teşekkür ederim. Sizler gibi samimi insanların hala var olması insanı mutlu ediyor.

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret91764